Birini harekete geçmeye ikna etmeniz gerekiyorsa, pazarlama yapıyorsunuz demektir. Bir siyasi parti toplantısında oy arıyorsanız veya terfi arıyorsanız, pazarlama yapıyorsunuzdur. Web sitenize bir metin yazıyorsanız, sosyal medya profiliniz için bir selfie çekiyorsanız veya hız radarı cezasından kurtulmak için konuşmaya çalışıyorsanız, pazarlama yapıyorsunuz demektir.

Pazarlama, reklamcılığın, e-posta konuşmalarının veya fiyatlandırma yönteminizin çok ötesine geçer. Aslında, çoğu zaman pazarlamanın parayla hiçbir ilgisi yoktur. Etrafımız bir parça dikkatimizi, biraz güvenimizi ve biraz da eylemimizi isteyen insanlarla çevrilidir. Bu insanlar bize pazarlama yapıyor ve neyi doğru neyi yanlış yaptığımız konuda yardımcı oluyor.

Birisi "Pazarlama yapmıyorum" derse, muhtemelen "Reklamlara para harcamam" anlamına gelir. Bunlar çok farklı şeyler.

Kültürümüz, her zamankinden daha fazla pazarlamacılar tarafından yönlendiriliyor. Tıkladığımız bağlantılar, izlediğimiz şovlar, oy verdiğimiz insanlar, hepsi pazarlama ürünüdür. Siyasi durumu beğenmiyorsanız, pazarlama durumu hakkında yorum yapıyorsunuz. Yaptığımız pazarlamanın ve bize yapılan pazarlamanın sorumluluğunu alır almaz işleri daha iyi hale getirme şansımız olur